28 Ocak 2014 Salı

Cak cak cak!



Ayy şu toplu taşıma araçlarından nefret ediyorum! Türlü türlü insanllaroluyo ve hepsi birbirinden cins!

Dün sabahtan annem doktora gitti. Kulak kristalleri oynamıştı. Doktor bi damla vermişti 15 bi kulağına 15 diğer kulağına sık diye. Damla kulaktaki pisliği yumuşatacak doktorda çekecekti. Ama annem son günlerde çok çekti. Damlatınca kulağı duymuyodu. Zaten bi kulağı ameliyatlıydı ,sağlam olana sıkınca hiç duymuyodu ve sinir oluyodum. İşte annem doktora gitti. Kulağını temizletti. Şimdi iyi duyuyo çok şükür. İşte annem dün hastaneye en yakın arkadaşı olan bi teyzeyle gitti ,işleri bitince de onların evine gitti. Beni de çağırdılar. Ben de hazırlandım ettim gittim. Kahvaltı falan ettik. İşte yemeğim bitince gittim. Karşıya geçtim dolmuş beklemeye başladım. Gitar kursu için okula gidecektim. Bekliyorum bekliyorum gelmiyo. Bi tane geçti o da beni almadı.  Sonra bi tane geldi bindim. Elimde gitar ,omzumda askılı çanta ayakta gidiyorum. İşte bi kaç kişi indi ,bende en arkaya geçtim oturdum.

27 Ocak 2014 Pazartesi

Tiyatrocuyu çok seviyorum



Dün yatarken aklıma Tiyatrocuyla yaptıklarımız geldi. Daha 1 yıl bile olmadı tanışalı ama ben bu kızı çok seviyorum. Kimseyle gülmediğim kadar onunla gülüyorum. Tamam Sarı ve Mavi de çok yakın arkadaşlarım ama Tiyatrocunun yeri bende çok ayrı.
Birlikte çok şey yapıyoruz. Mesela şimdi Tiyatrocuyla Sarı ortada 3. sırada oturuyorlar ,Mavi ve Azula önlerinde oturuyor. Ben ise tamamen kopmuşum ,duvar kenarında en önde oturuyorum. Sınav günleri Tiyatrocu hep benim yanıma gelir ,birlikte çalışırız sınavlara. Kollarımıza birlikte kopya yazarız. (Mal gibi kopya yazıyoruz ama yazarken ezberlediğimiz için bakmamıza gerek bile kalmıyor) Tiyatrocuyla ders çalışmak çok keyifli. Bi taraftan pentozları heksozları anlatırken diğer yandan çocukken yaptığımız mallıkları konuşuruz. Ve inanın Tiyatrocu benim ruh eşim gibi. Daha önce kimseye söyleyemediğim çocukluk sırlarımı ona söyledim. Evet, çocukken ıspanak yiyince Temel Reis gibi uçacağımı sanıp korktuğum için ıspanak yemediğimi ,ilk ıspanak yiyişimde annemin beni tuttuğunu ilk defa ona söyledim..

24 Ocak 2014 Cuma

Yılı Yarıladık Bile!



Şu zaman gerçekten de çok hızlı geçiyor. Daha liseye ilk gittiğim gün dün gibi aklımda. Okullar açılmadan 1 gün önce başlamıştım telaşlanmaya.. Acaba ne renk külotlu çorap giysem diye düşünüyodum. Beyaz giydim. Bakın siz siz olun lisede sakın beyaz külotluçorap giymeyin! Beyaz melek diye alay ediyolar sonra.
Mal gibi beyaz külotlu çorapla okula gidince gözlerimi radar gibi açtım tabi. Beyaz külotlu çorap giyen büyük sınıflar aradım. 1-2 kişi ya vardı ya yoktu :( Sakın beyaz külotlu çorap giymeyin!!
Bi de çok iyi hatırlıyorum lisenin ilk gününde bi kız önümde bayılmıştı. Ben arkadaşları itti ,düştü sandım ama kız bayılmıştı. Ellerini yumruk yapıp sıkmıştı. Arkadaşları açmaya çalışmıştı. Çok iyi hatırlıyorum.. (Ne çok mıştı dedim ben?)


23 Ocak 2014 Perşembe

Allahım ben neden böyleyim?



Allahım ben neden böyleyimm? Liseye geçtim ama hala erkek gibi dolanıyorum. Ya tamam aslında erkek gibi değil ama kız gibi de değil. Arkadaşlarım her tenefüs kalem ,eyeliner ,allık falan sürüyo ben anca onların yanında saçımla oynuyorum.

Bu makyaj olaylarından ,topuklu ayakkabıdan ,modadan niye hiç anlamıyorum? Geçen sene dayımlara kalmaya gitmiştik. Kuzenim benden eyeliner istedi. O ne diye sordum. Düşünün geçen sene! Ablam ne dedi? Git kardeşine sor. O bilir.

Evet gerçekten doğru. Benim kardeşim benden daha süslüdür. Bi makyaj yapar ki sormayın. Sanarsınız uzman kuaför. Lan bide benden 3 yaş küçük. Daha 12 yaşındasın lan sen!

Pazartesi günü Azulayla birlikte kırtasiyeye gittik.(Atatürk resminin olduğu bi not defteri aldım. Ne yazacağımı bilmiyorum. Ucuzdu ve Atatürk vardı. Aldım.) İşimiz bitince çıktık. Tam gidecekken Sarıyla karşılaştık. Kırtasiyede işi varmış. Onu bekledik. O çıkınca bu defa yolda Maviyle karşılaştık. Sonra hep birlikte Tiyatrocuyu almakk için metroya doğru yürüdük. Bizim okulla metronun arası 10dk. falan. İşte yürüdük. Tiyatrocuyu aldık. Geri dönerken konuşmaya başladık.
Mavi;
''Geçen kuzenimin düğününde apartman topuk giydim! Düşünün.'' dedi. Hepsi şaşırdı. Yaa nasıl giyebildin falan filan diyolar böyle. Ben ''Apartman topuk ne?'' diyince hepsi dönüp bana baktı. Oha kaJJu falan demeye başladılar. Şimdi tek amaçları lise sona kadar bana her şeyi öğretmek. Tiyatrocu da ankara havası oynamayı öğretecek.


Evlendik !



Niye böyle saçma bir başlık yazdığımı merak ediyorsunuzdur hemen söyleyim; pazar günü yeni bir ev aldık! Evlendik yazmamın sebebi ise servisle okula giderken bir reklam panosunda ''Kış bitmeden evlenin'' yazılı bir ev reklamı. İlgi çekici gerçekten.
Her neyse ben asıl anlatacağım konuya geliyim;
Küçük amcamın büyük kızı kendine ev alacaktı. Pazar günü annemle ve annemin arkadaşıyla birlikte ev bakmaya gittiklerinde bi ev görmüşler. Ablamda çok beğenmiş annemde. Akşam annem eve gelince ailece gittik eve bakmaya. Sonuç olarak 125.000 Tl ye evi aldık. Zaten bu ev kiraydı ,kendi evimiz olmuş oldu. Haa bide ablamda aynı binanın 3. katında 127.000 Tl ye bi ev aldı. Artık komşu olduk.
Veee artık servisle gitmeyeceğim!! Çünkü evin hemen önünde bi durak var ve benim okulumun ordan geçiyo.
Ama açıkçası otobüse binmeyi sevmiyorum. Pazartesi günü kurs çıkışı otobüse bindim eve gidiyodum. Böyle yanlış hatırlamıyorsam daha Kızılay'daydık. Bi kız bağırmaya başladı. ''Napıyosun sen yaa?'' diye. Ama nasıl bağırıyo. Yanındaki adamda ''Naptım bee'' diyo. Otobüsün şöförü adamı arabadan indirdi. Meğer adam kızın bacağına falan dokunmuş. Ama kız çok ağladı ,çok üzüldüm orda. Kız olmak gerçekten çok zor.

Arama

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...