
Bugün yarım gün olduğu için saat 12 de okuldan çıktım servise bindim ve bizim eve yakın bi yerde olan alışveriş merkezinin önünde indim. tam da önünden geçiyo servis şanslıyım valla. daha önceden arkadaşlarla konuşmuştuk zaten buluacaktık. neyse ben gittim işte 12.30 gibi o alışveriş merkezindeydim. arkadaşım ise o saatte daha yeni çıkıyodu dersten. neyse işte gittim ben çıktım kafelerin olduğu kata oturdum camın önündeki bi masaya. karşımdada 29 Ekim dolayısıyla bayraklarla süslenmiş hipodrom. açtım En Son Yürekler Ölür kitabımı 3. defa okumak için başladım okumaya. okuyorum okuyorum sıkılıyorum. daha geçen bitti çünkü. cümleleri ezberledim yani tekrar okumak sıkıcı geliyo. dedim en iyisi şu acıklı sayfaları açıyım onlar iyi oluyo. açtım birini okumaya başladım. sonra başka bi acıklı sayfa sonra başka bi acıklı sayfa derken bi baktım gözümden yaşar pıt pıt damlıyo kitaba. çok ciddiyim abartmıyorum. dedim kızım manyak mısın kitabı açmışsın ağlıyosun. bi de herkes bana bakıyomuş gibi geliyo o an ama tabi yok öyle bişey herkes yumulmuş önündeki yemeğe onu hapur hupur yiyo. ben tabi daha yiyemiyorum arkadaşlarımı bekliyorum ya hani. neyse işte ağlıyorum dudağım titriyo falan dedim kızım bu böyle olmuycak bırak kitabı oyalanacak başka bişey bul. telefonla oynasam şarjım hemen azalıyo sonra annem arayıp arayıp ulaşamayacak olan yine bana olacak. bende ilgilenecek başka şeyler aramaya başladım. aptal aptal etrafıma bakınıyodum ki hemen arka masamda oturan sevgilileri fark ettim.





